Teşhis 
Bebeğimiz doğar doğmaz ilk pediyatrist muayenesinde bize söylenen şey "Her şey normal ve iyi görünüyor, yalnızca kalçada bir klik sesi var. 40 günlük olduğunda kalça ultrasonu çektirin"

Pekala deyip çok üzerinde durmamıştık.

Bebeğimiz 3-4 günlük olduğunda tekrar aynı doktora gittiğimizde ise klik sesini artık duymadığını, ama yine de ultrasonu ihmal etmememizi söyledi. Kalça çıkığı olsa bile bir aparat ile 2-3 ayda tedavi edilebileceğini anlattı.

Emdi, kilo aldı, kakasını yaptı derken 40 gün geçivermişti. Kendimi bir özel hastane koridorunda kalça ultrasonu için sıra beklerken buldum.

Türkiye'de kalça ultrasonu çekimi rutin bir uygulama. 40-45 gün arasında mutlaka isteniyor ve ebeler bu konuda sizi yönlendiriyor. İhmal etmemenizi öneririm, "doktor elle muayenede sorun görmedi, gerek yokmuş" diye düşünülmemeli.

40 günün sebebi de kemik yapısının anca yerine oturması.

Ultrason normalde bebeğe acı verip ağlatan bir uygulama değil. Ama ben bu süreçte fark ettim ki bazı ultrasonlar çok daha kaliteli görüntüleme sistemlerine sahip ve bebeği sıkmadan istenilen sonuç kolayca görülebiliyor. İlk gittiğimiz özel hastanede bebeğimiz çok ağladı, doktor bebeğin bacağını sımsıkı tutmamızı istedi, görüntü 
alırken zorlandı...

Güç bela aldığımız görüntüler sonucunda çıkan değerler hoş görünmüyordu. "Alfa" değerlerinin 60'ın üstünde olması gerekirken bizimkiler 40 larda geziyordu. Hem de her iki kalçada da. Yani kalçamız tam çıkık değil ama ileride çıkabilecek 
pozisyondaymış.

Sonuç kötü olunca doktor araştırmasına başladım. Doktorumu buldum

Doktor Bey ultrasonda tekrar bakılmasını istedi. Aydın'da radyoloji hocasının ofisine gittik hemen. İşte burada bebeğimizi hiç ağlatmadan ultrason çekmeyi başardık. 
Sonuçlar yine iç açıcı değildi. Sağ kalça için tip 2c, sol için ise tip 3 gelişimsel kalça displazisi saptandı.

Tedavi

Doktorumuz gerçekten çok sıcak, espritüel ve sevecen bir kişiydi. İnsan çaresiz kaldığı durumlarda doktora güvenmeye ihtiyaç duyuyor. Biz de kendisine çok güvenmiştik ve "hemen tedaviye başlayalım" sözünü tuttuk. Bir medikale telefon açıldı ve 15 dakika içinde bebeğimiz "pavlik bandaj" isimli aparatın içine girdi.

Pavlik bandaj böyle bir şey

 

Çok hazırlıksız yakalanmıştık, kıyafetlerimiz bandaja uygun değildi. Üstelik ben o 
ana kadar çok soğukkanlı olmama rağmen bandaj bağlanırken göz yaşlarımı tutamaz hale gelmiştim.

Açıkçası ben takılacak aparatı daha mobil bir şey hayal etmiştim. 7-24 bebeğin üzerinde kalacağını, bebeğimin bir süre yıkanmayacağını duymak hayal kırıklığı 
yarattı. İlk 2 gün gerçekten ağlamaktan kendime gelemedim ama sonradan kendimi toparladım. Zaten zaman geçtikçe insan her şeye alışıyor.

Üzüntüm cidden 2 gün sürdü... Çünkü: Bu düzelecek bir rahatsızlıktı.

Hem arkadaş çevremde, hem de mesleğim gereği tanıştığım kişilerde bu sorundan çok çok daha kötüleriyle başetmeye çalışanlar vardı. Öyle kötü hikayeler duymuşluğum var ki, benimki onların yanında basit kalır diye durumumu 
anlatamadığım kişiler vardı etrafımda.

Size de böyle düşünmenizi öneririm. Beterin beteri var. Yüksek olasılıkla iyileşecek bir hastalığa ameliyatsız, ilaçsız bir tedavi. Daha ne olsun...

Aklımıza takılanlar 
Tabii ki bandaj takıldığında ilk hafta zorluklar yaşadık. İlk etapta aklımıza ne tip sorular takıldı yazacak olursam:

Bandajın sert tokaları vardı ve bebeğin sırtına denk geliyordu. Daha düne kadar bebeğin tenine değecek diye en yumuşak çamaşırları seçip alan hassas anne 

modeliyken, şimdi 45 günlük bebeğim sert tokalar üzerinde uyuyacaktı. Neymiş, fazla titiz olmayacakmış insan şu hayatta...

Doktorumuz bebeğin bandajla yaşamaya 2-3 gün içinde alışacağını söyledi. Bebekler bizim düşündüğümüzden daha dayanıklı. İlk günler biraz zor geçebilir ama 
alışıyorlar.

Hakikaten bizimki hemen alıştı, pek sıkıntı yapmadı. Zaten en büyük moral 
kaynağımız da bu oldu. O huzursuz olsaydı biz de daha negatif yaklaşabilirdik tedavi sürecine.

Bacakları yana doğru açılmış olduğu için bebeğin devamlı bu pozisyonda durmaktan rahatsız olabileceğini düşündük. Ama bu duruş aslında bebeklerin esas duruşuymuş. Dikkat edilmesi gereken nokta: Bebekler o dönemde çok hızlı büyüdükleri için bebeğin boyu uzadıkça bandaj askılarının uzunluk ayarları değiştirilmeli. Biz kontrole gittikçe doktora ayarlatıyorduk, kendimiz çok 
oynamadık.

Bebeğimizin büyümesi engellenecek miydi? Bandaj takılı olduğu sürece boy ölçümü yapılamayacaktı. Ama tedavinin uzamaya asla engel olmayacağını ifade etti doktorumuz. Hakikaten de doğumdaki boyu ortalamanın biraz altında kalan kızımızın boyu, şu an yaşıtlarından daha uzun seyrediyor.

Bandaj takılınca bebeğin bacakları öyle ayrık duruyordu ki giydirecek hiçbir şey bulamadık. Bebeğimiz ocak ayının ortasında kıyafetsiz kalmıştı! Kıyafetle ilgili zaman içinde farklı çözümler ürettik. Onunla ilgili farklı bir yazı yazdım.

Yıkanma olayı ayrı bir meseleydi. İlk 1 ay doktorumuz bandajın hiç çıkmamasını istedi. Dolayısıyla zıbını da değişmedi. İlk ay 2-3 kere doktora gittik, o esnada bebeğin vücudunu ıslak bezlerle silip zıbınını değiştirdik. 1 ayın sonunda hem 
çocuğumuz, hem de bandajı kokuyordu... İyi ki mevsimlerden kıştı.

Bebeğin kakası taşmasın diye sık sık bez değiştiriyordum, zıbın ile bez arasına da bir mendil koyuyordum ki zıbın kirlenmesin. Kakalı bezi değiştirirken de mümkünse birinin yardımını istiyordum, çünkü bebeğin poposunu silerken bacaklarını birleştirmek istemiyordum.

Yine de zıbını batırdığımız zamanlar oldu. İlk başlarda bandajı kendimiz bağladıysak video ve fotoğraflarını çekip "olmuş mu" diye doktorumuza gönderiyorduk. Alışana kadar bu şekilde ilerledik. Bandajı çıkarıp taktıktan sonra mutlaka ellerine 
ayaklarına bakıyorduk, fazla sıkmamış olduğumuzu kontrol ediyorduk.

Emzirme pozisyonunu değiştirmeli miydim? Doktorumuz gerek olmadığını 
söyledi. Bandaj zaten bacakları doğru pozisyonda tutuyordu. Bacakları bitiştiren her türlü pozisyondan kaçınmaya çalıştım. 

Örneğin kanguru seçiminde ergonomik bir tercih yaptım, araba koltuğuna koyarken bacak pozisyonuna dikkat ettim.

 

Sağdaki pozisyon doğru. Soldaki tip kangurular tavsiye edilmiyor.

Bebekleri taşırken bacaklar ayrık olmalı

 

Sıkışık araba koltukları kullanılmamalı, sağdaki gibi olmalı

 

Bebeğin dönme-emekleme- yürüme becerileri gecikecek miydi? Tedavi emekleme dönemine kadar biter, bitince de bebek 2-3 haftaya yaşıtlarına yetişir dedi doktorumuz. Bandaj çıkalı 2 ay oldu, dönme kısmında hala acemiyiz... İlk başta 
ayaklarını yere basabildiğinin farkında değildi, şimdi ayaklarını keşfetti, yere baskı uygulayabiliyor. Emekleyip yürüdükçe bu blogda bildireceğim.

Önemsiz ama can sıkıcı diğer noktalar da: Bebeğe sarılırken araya bandajın girmesi, yani şöyle sıkı sıkı bağra basamamak ve özene bezene aldığım kıyafetleri 
giydiremeyecek olmaktı.

Tedavi ilerledikçe...

1.    ayın sonunda tekrar ultrason çekildi ve alfa değerlerinde büyük oranda iyileşme sağlandığı görüldü. Bizim için müthiş bir haberdi.

Kokulu bandajı atıp yeni bir pavlik bandaj aldık. Bu seferki bir boy büyüktü ve tokalar sırta denk 
gelmiyordu, yanlara kaymıştı. Tokaların üstüne yatılmadığı için yeni bandajı daha çok sevdim. Bebek tokalara alışmıştı zaten ama yine de anne yüreği işte, biraz ferahladım.

2.    ay, haftada 1 yıkanma izni geldi. İlk başlarda bandajı takıp çıkarırken acemi olduğumuz için bebeği ağlatıyorduk, ama sonradan pratiklik kazandık.

2.    ayın sonunda ise Sonuçlar hemen hemen normale yakındı. Bıraksak kendiliğinden bile düzelecek seviyeye gelmiştik ama tedaviye nasıl olsa başladığımız için ideal değere ulaşmak için 1 ay daha takılmasına karar verildi. Havalar hafif ısınmaya 
başlamıştı ve artık istersek her gün yıkayabilecektik...

3.    ay daha da çabuk ve kolay geçti. Bandajı kolayca takıp çıkarıyorduk, bebeğimizi ve bandajı yıkayabiliyorduk. Artık bebeğimiz ekşi kokmuyordu...

Ve 3. ayın sonunda alfa değerinde 60 ları gördük...

Doktorumuz 2-3 aylık bir tedavi öngörmüştü. Ben yine de kendimi 4-5 aya 
hazırlamıştım. Ama 3. ayın sonunda bandajımız çıkmıştı. Teşhisimiz erken koyulduğu için şanslıydık. Doktor Bey'in dediği gibi ağaç yaşken eğilmişti. Sizin tedaviniz daha uzun sürse bile üzülmeyin, önemli olan iyileşmiş olması. Zaten en zoru ilk ay.

Peki tekrar çıkma ihtimali var mıydı kalçanın? Hayır yoktu. Artık dönüşü olmayan bir düzelme yolundayız. Yine de belli aralıklarla kontrole gidip kalça gelişimini 
izleyeceğiz. 

Bizim tedavi bittiğinde kızımız 4.5 aylıktı. 6. aydan itibaren ultrason değil, röntgen ile gözlem yapılıyormuş. 6 aylık olduğunda bebeğimizi götürüp ilk kontrolümüzü yaptırdık, her şey yolundaydı.

Tedavi boyunca bacaklar ayrık durmaya alıştığı için bandaj ilk çıktığında 2-3 hafta daha bacaklar o pozisyonda kalıyor. Normal bebek kıyafetlerine geçmeniz biraz 
zaman alıyor. Ben yine de hala bebeğin bacaklarını çok sıkıştıracak kıyafetler giydirmiyorum.

Tedavide mutlu sona yaklaşmak için birkaç öneri:

Etrafınızda bu duruma ahlayıp vahlayan onlarca insan olacaktır. Bu durumun bir tek sizin başınıza geldiğini sanan, dünyanın sonu gelmiş gibi davranan karamsar insanları kendinizden uzak tutun.

Çocuk her ağladığında "Gel biraz çıkaralım bandajı, çocuk ferahlasın" diyen kişilere de kulak asmayın.

Biz tedaviyi hiç esnetmedik. Mümkün oldukça az çıkardık bandajı. "Çocuk yıkanmadığı için büyümeyecek" gibi yorumları da duymamazlıktan geldim.

Bebeklerin annelerin ruh halinden çok etkilendiğini yazmayan kitap yok. Mutsuz bir annenin huzurlu bir bebeği olması çok zor. Siz modunuzu yüksek tutmalısınız ki bebek huzurlu olsun.

Bandaj çıktıktan 1 hafta sonra inanın bandajlı günleri unutuyorsunuz. Bebeğinize sımsıkı sarılabilmenin keyfini çıkarıyorsunuz. Bebeği her gün yıkayıp sık sık kıyafet değiştirmek istiyorsunuz :) 
Bebeklerimizin sağlıkla yürüyüp koştuğu günleri görmeye geliyor sıra.

Bu süreçte bize hep destek olan, moral veren, her aradığımızda ulaşabildiğimiz sevgili doktorumuza ne kadar teşekkür etsek az.

Hepimizin bebeğine sağlıklı günler dilerim.

 

 

 

Güncelleme: 18.07.2023